Temmuz 18, 2022

İstanbul’da Travesti Kimlik İnşası

ile admin

İstanbul‘da küçük bir travesti grubunu temel alarak, travesti kimliği anlamlandırma ve müzakere etme açısından Türkiye’deki travesti kimlikli bireylerin yaşamlarına odaklanmaktadır.

Bu çalışmaya yön veren araştırma sorusu şudur: Çağdaş Türkiye’de travesti kadınlar kimlerdir? Travesti kimliklerini nasıl inşa ediyorlar? Bu soruların yanıtları, bu kadınların deneyimlerini nasıl anlamlandırdıkları ve aynı zamanda bunları başkalarına nasıl ifade ettikleri incelenerek aranır. Araştırma, Haziran 2014 ile Şubat 2015 tarihleri ​​arasında İstanbul’da aktif olan on bir travesti kadınla yapılan nitel görüşmelerden oluşmaktadır.

Bulgular, travesti kimlik oluşturmanın tüm katılımcılara genelleştirilebilecek tek bir biçimi veya modeli olmamasına rağmen, katılımcıların kendileriyle ilgili anlatılarından ortaya çıkan ortak temaları belirlemenin mümkün olduğunu ortaya koymaktadır. Bunlar şunları içerir.

(1) karmaşıklık,

(2) akışkanlık,

(3) cinsiyet/toplumsal cinsiyet/cinsellik kategorileri,

(4) cinsiyet rolleri,

(5) aile ilişkileri

(6) sosyal ağlar.

Bu altı ana temaya ek olarak, kişinin toplumsal cinsiyet kategorileri, rolleri ve normları açısından kendini nasıl anladığını ifade eden “cinsiyet kendini anlama” gibi bu karmaşık olguyu daha iyi anlamamıza yardımcı olacak bazı yeni kavramlar belirlenmiştir.

Bir travesti kimliğinin oluşumuna katkıda bulunan bir dizi faktör tanımlanabilir. Biri, vücudunun kendini ifade etme yeri olarak değil, diğer insanların tüketimi için bir nesne olarak görüldüğü bir kültürde yaşama deneyimidir. Bir diğeri ise, insanların erken yaşlardan itibaren toplumsal cinsiyet normlarına uymasının beklendiği ve bu normlardan herhangi bir sapmanın damgalanmaya, ayrımcılığa ve şiddete yol açabileceği bir ortamda yaşama deneyimidir. Üçüncü faktör, ikili olmayan ifadelerin Türkiye’nin ulusal diline (Türkçe) dahil edilmesini içerir; bu, hem dil topluluğu hem de genel olarak toplum tarafından anlaşılmasını ve kabul edilmesini kolaylaştırdığı için önemlidir.

Bulgular, din ile ilgili farklılıklara rağmen, farklı ülkelerdeki travesti kadınların deneyimleri arasında birçok benzerlik olduğunu göstermektedir.

Araştırmada, Kasım 2016 ile Nisan 2017 arasında İstanbul’dan 17 travesti kadınla yarı yapılandırılmış görüşmeleri içeren nitel yöntemler kullanılmıştır. Bu görüşmelerde ele alınan ana konular arasında sosyal ekonomik sorunlar, sosyal damgalama, sağlık hizmetlerine erişim ve aile reddi yer almaktadır. Bulgular, hükümetin travesti hakları konusunda bir miktar ilerleme kaydetmesine rağmen, tüm travesti bireylerin Türk yasaları kapsamında korunmasını sağlamak için hala çok çalışmaya ihtiyaç olduğunu gösteriyor.

Travestiler Türkiye’de Damgalanmaya ve Ayrımcılığa Maruz Kalan Bir Azınlık Grubudur.

Transgender terimi 1960’larda seksolog John Money tarafından cinsiyet kimliği doğumda atanan cinsiyetle eşleşmeyen bir kişiyi belirtmek için icat edildi. 1990’larda, travesti bireyler, iki trans kızı olan bir ailenin yer aldığı Oprah Winfrey’in programı gibi televizyon programlarında görünürlük kazandı. 2005 yılında Chaz Bono, Yıldızlarla Dans Etmek’te göründü ve trans sorunlarının sözcüsü oldu. Bu artan görünürlük, trans bireylerin toplumda daha fazla kabul görmesine yol açtı, ancak aynı zamanda bunu geleneksel cinsiyet rollerine bir saldırı olarak gören muhafazakarlardan bazı tepkilere neden oldu.

Travesti bireyler, kimliklerinin başkaları tarafından ahlaksız veya yanlış olarak görülmesi nedeniyle bugün Türkiye’de ve dünyanın birçok yerinde hala marjinalleştirilmektedir. Bu marjinalleştirme, İstanbul’daki travesti bireylere ilişkin veri eksikliğine yol açmıştır ve dini inançları nedeniyle sağlık hizmetlerine erişimleri, onların ihtiyaçlarını veya geçmişlerini çok iyi anlamayan sağlık hizmeti sunucuları tarafından kötü muamele görmelerine neden olabilecek şekilde zor olabilir.